bakındı

[ba'kındı]
ünl. 俗́ 瞧!看哪!出什么事了?怎么啦: Bakındı şu çocuklara! 怎么回事?这些孩子怎么啦?

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • bakındı — ünl., hlk. Bak hele, olacak şey mi? anlamlarında şaşma bildiren bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • etraf — is., ç., Ar. eṭrāf 1) Yanlar, taraflar Her vakit oturdukları büyücek masanın etrafına yerleştiler. P. Safa 2) Çevre, dolay Meçhul kadın korka korka etrafına bakındı. A. Gündüz 3) Bir kimsenin sürekli ilişkide bulunduğu kimseler, yakınlar, muhit… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • iskele — is., İt. scala 1) Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer Vapurdan indi, iskeleye çıkar çıkmaz etrafına bakındı. S. F. Abasıyanık 2) Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • melul mahzun — zf. Çok üzgün, sıkıntılı, ağlamaklı bir biçimde Sebati Bey, çaresizlik içinde melul mahzun etrafına bakındı. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yaylı araba — is. Yaylı Bir yaylı araba Süleyman Çavuş un evi önünde durdu, abani sarıklı genç bir adam başını uzatıp etrafına bakındı. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.